Translate

Sayfalar

el sanatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el sanatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2011 Pazartesi

Türk Ebru Sanatı Eğitimi

Turk Ebru Sanatı Eğitimi





22 Haziran 2011 Çarşamba

El Sanatları Çini Sanatı

Çini Sanatı:

Anadolu toprakları sadece tarihi ve doğasıyla değil, el emeği göz nuru güzellikleriyle de bir yeryüzü cenneti. İşte üç kıtanın renkleri birbirine karışmış eşsiz lezzetleri ve sanat harikaları… İmparatorluklara bile yenilmeyen kültürel hazineleri…

Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden olan Karahanlılar'a dayanıyor. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları, çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullandı. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra ise Çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başladı. İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde, Bursa Muradiye Camii'nde, Edirne Muradiye Camii ve Çinili Köşk’te görülebilir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya tekniği ile üretilmiş çiniler. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri daha çok kullanılmış ve daha çok geometrik desenler ağırlıkta...

El Sanatları Hat Sanatı

Hat Sanatı:

İlk akla gelen eski harflerle yazılan dini içerikli yazılar olsa da aslında farklı çalışmalar da yapılıyor. Osmanlı kültüründe dini motiflerin ön planda olması nedeniyle Allah ve Peygamber sevgisini göstermek amacıyla hattatlar bu sanatı kullanarak günümüze kadar ulaşan pek çok eser bıraktılar.







Hat Sanatı:

El Sanatları Cam Sanatı

Cam Sanatı:

Cam Sanatı’nın Selçuklular zamanında geliştiği bilinmektedir. 19. yüzyılda Türk camcılığı ilerlemiş ve Beykoz’da cam imalathanesi kurulmuştur. Bu imalathane çeşmibülbülleri ile tanınır. Çeşm-i bülbül (Bülbülün gözü), 18.yüzyılın sonunda III.Selim'in Mevlevi dervişi Mehmet Dede'yi cam tekniklerini öğrenmek için Venedik'e göndermesi sonucunda ortaya çıkmış bir cam işleme sanatıdır. Cam, özel kum ve kaya çeşitlerinin yüksek sıcaklıkta eritilip soğutulmaya bırakılmasıyla işlenir. Çeşmibülbül yapımının normal cam yapımından farkı, camın içindeki beyaz ve renkli çizgileri oluşturan cam çubuklardır. Çeşitli renklerde olabilmekle beraber, çeşmibülbüller genellikle mavi beyaz üretilmektedir.

El Sanatları Ebru Sanatı

Ebru Sanatı:


Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı belli değil ancak Doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülüyor. Batıda "Türk Kağıdı" olarak adlandırılan "ebru"nun yapımı oldukça zor. Koyulaştırıcı bir madde ile kıvamı arttırılmış suyun içine öd katılarak suda erimeyen boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin bir kağıda geçirilmesi ile yapılıyor. "Ebru" yaparken; kum, toprak boya, öd (büyükbaş hayvanların safra kesesinden elde edilir), kitre (özel bir yoğunluğu olan su) ve fırça yapımında da at kılı kullanılıyor.



Ebru Sanatı:

El Sanatları Demircilik

Demircilik:

Altay, Orhon ve Yenisey dolaylarında yapılan kazılarda Türk maden işçiliğinin en eski örnekleri bulunmuştur. Altın, bakır ve tunçtan yapılmış eşyaların yanı sıra demir işçiliğinin de özel bir yeri vardır. Orta Asya Türkleri için eski bazı kaynaklarda “demir üreten ve bu madeni en iyi işleyen kavim” olarak söz edildiğine rastlanmıştır. Orta Asya maden sanatını Selçuklu ve Osmanlılar çok ileri bir düzeye getirmişlerdir. Maden işçiliği silahlar, gündelik eşyalar ve süs eşyaları olarak üç ana gruba ayrılabilir. Türklerde maden işçiliğinin gelişmesinin nedeni olarak, Selçuklu ve Osmanlı gibi Türk devletlerinin sürekli savaş halinde olmalarını gösterebiliriz. Demir ve çelikten yapılmış zırh, miğfer, kalkan gibi savunma silahlarına, dövülerek hazırlanan yüksek kalitede kılıç ve bıçaklara da sıkça rastlamaktayız.



El Sanatları Çömlekçilik

Çömlekçilik:

Çömlekçilik, toprağın ya da asıl olarak killi toprağın çeşitli aşamalardan geçirilip işlenip şekillendirilip kullanılmak üzere çeşitli eşyalar üretilmesine verilen addır. İnsanlığın çömleği nasıl keşfettiğini tam olarak bilinmemekle birlikte, genellikle kabul gören varsayım, toprağın ateşte kızarıp sertlik kazandığını tesadüfen bulduğu yönündedir.Bulunma şekli ne olursa olsun, çömlekçiliğin gelişmesi, göçebe kavimlerin yerleşikliğe geçmesiyle olmuştur. Anadolu’da ilk yapılan çömlekler Neolitik döneme yani yaklaşık M.Ö. 7000'li yıllara tarihlenmektedir.İlk yapılan çömlekler sargı-dolama usulü ile elde şekillendiriliyor ve pişirim ise genellikle açık ateşte yapılıyordu. M.Ö. 3000 yılında da çömlekçi çarkı bulunmasıyla çark üzerinde şekillendirmeler de başlamış oldu.





Çömlekçilik:

El Sanatları Bakırcılık

Bakırcılık:

Bakır, Anadolu’da çok eskiden beri varolan ve en çok kullanılan maden oldu. Bunun sonucunda ise bakırcılık adeta babadan oğula geçen bir sanat haline dönüştü. Anadolu insanı bakırı ilk başta ihtiyaca bağlı olarak kazan, testi, leğen, tas, tencere, tava, sahan, bakraç, mangal, ibrik, tepsi, saksılık gibi ev eşyası yapımında kullandılar.






Bakırcılık:

Daha sonra ise onu birbirinden zengin motiflerle birer süs eşyasına dönüştürdüler. Günümüzde bu önemli gelenek hala birçok yörede sürdürülmeye çalışılıyor. Anadolu’da insanlar özellikle bakır kaplarda pişen yemeklerin tadını hiçbir şeye değişmediklerini söylüyorlar…



El Sanatları İşleme Sanatları

İşleme Sanatları:

İşleme sanatları Kastamonu, Konya, Elazığ, Bursa, Bitlis, Gaziantep, İzmir, Ankara, Bolu, Kahramanmaraş, Aydın, İçel, Tokat, Kütahya gibi şehirlerimizde daha yoğun olarak yapılıyor, ancak iğne oyaları eski önemini kaybederek çeyiz sandıklarında varlığını korumaya çalışıyor.



2 Mayıs 2011 Pazartesi

Sanatın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Çocukların resim veya müzikle ilgilenmeleri iki şekilde olabilir. İlkinde çocuğun özel yeteneği doğrultusunda sanatçı olarak yetiştirilmesi ve sanat etkinlikleri ile yoğun olarak ilgilenmesi, ders almasından bahsederiz. Böyle bir deneyim için mutlaka çocuğun neye ilgisinin olduğu belirlenmelidir, çünkü sanatçı olmak uzun ve emek isteyen bir yoldur.

6 Haziran 2010 Pazar

Sanatın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Çocukların resim veya müzikle ilgilenmeleri iki şekilde olabilir. İlkinde çocuğun özel yeteneği doğrultusunda sanatçı olarak yetiştirilmesi ve sanat etkinlikleri ile yoğun olarak ilgilenmesi, ders almasından bahsederiz. Böyle bir deneyim için mutlaka çocuğun neye ilgisinin olduğu belirlenmelidir, çünkü sanatçı olmak uzun ve emek isteyen bir yoldur.

İkinci yol ise, sanatın etkinlikler yolu ile çocuğun hayatında var olmasıdır. Resim, müzik, dans, tiyatro gibi etkinliklerin çocuğun dünyasına katkısı büyüktür: