Translate

Sayfalar

dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2011 Pazar

Ebru Sanatında Sıra Dışı Bir Güzellik

Ebruda Sıra Dışı Bir Güzellik
Atilla Can
Ebru sanatına, “portre ebru” ve “kardelen çiçeği” formlarını kazandıran ve 2009’da Hat Dergisi yılın ebru sanatçısı ödülü alan Atilla Can, ebru sanatının sayılı yol göstericilerden biri…
Üniversitelerin güzel sanatlar bölümlerinde ebru branşını eklemek ve ders olarak okutmak gerektiğini düşünen Atilla Can, yurtdışında Türk sanatları içinde en çok kıymet gören sanatın ebru olduğunu, ancak Türkiye’de diğer sanat dallarına verilen kıymetin henüz ebruya verilmediğini düşünüyor. Atilla Can ile ebru ve benzersiz sanatı üstüne konuştuk.

Ebru sanatçısı Atilla Can
Röportaj: Mihriban Doğan
Ebruya nasıl başladınız?
Ebru sanatının varlığını biliyordum. Su üzerinde icra ediliyor olması onu tılsımlı ve enteresan kılıyordu. Bu da bende onun cazibesine karşı koyamayacağım hissinin uyanmasına vesile oldu. İçimdeki o coşku ve hararet ile ebruyu araştırmaya başladım. Ebru sergileri gezdim, ebrulu ürünleri inceledim, dokundum ve bu sanatı kesinlikle yapmam gerektiği kanısına vardım. Arayışlarım sırasında bir gün Sultanahmet’te bildiğim bir hat erbabının konuğu oldum. Ona ‘ebru öğrenebileceğim bir yer var mı?’ diye sorduğumda, yanına oturduğum kişinin, ''Ben ebru sanatçısıyım,'' demesiyle bir an şaşkınlık yaşadım. O kişi aynı zamanda hat hocasının talebesi olan Ali Çalışır'dı. Bu tanışıklık ile ebru ile yolculuğumun ilk biletini o gün almış oldum. İlk ders randevusu 29 Mayıs pazar gününe tesadüf etti. Mehteranların fetih nidaları içinde, İstanbul’un doğum gününde, o istisnai günde ilk ebru dersini alarak sanat yaşamıma başlangıç yapmış oldum.