Translate

Sayfalar

Tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2011 Cuma

19. Yüzyıl ve Sonrasında Türk Tiyatrosunda Tarihi Oyunlar

Modern Türk tiyatrosu 19. yüzyılda başlayan bir olgudur. 19. yüzyıl, atlantik ekonomisinin ekonomik çıkarlarını siyasal örgütlenme ile nüfuz altına aldığı bir dönemdir. Bu yüzyılda Ortadoğu toplumları, artık kaçınılmaz bir değişme dönemine gireceklerdi. Ortadoğu'nun çöküntüye uğrayan siyasal, ekonomik, dinsel kurumları, aydın kümelerinde yeni bir ideolojik yapının ortaya çıkmasına neden oldu. Bu modernleşmeci tutum bir tür ksenophobieyi de içeriyordu. Yani geçmişe dönük bir özlemle, ulusçuluğa doğru gelişen dinsel tabanlı bir ideoloji, Osmanlı düşünürünün tipik özelliği idi. Öte yandan daha laik tutumlu düşünürlerin bulunduğunu da görüyoruz. İşte modernleşen edebiyat ve tiyatro bütün bu renklilikleri bir arada taşıyordu.
19. yüzyıl Osmanlı reformatörü tipik temsilcisini Namık Kemal'de bulmuştur. Namık Kemal bir Osmanlı milliyetçisi, tarihi ve toplumsal ideolojisi yönünden ise bir islamcıdır. Onun bu fikri yapısı E. Renan'a karşı kaleme aldığı "Renan Müdafaanamesi"nde açıkça görülür. Bir yerde Cemaleddin'i Afgani'den, Hindli Seyyid Ahmed Hana kadar modernleşmeci islâm, 19. yüzyıl Doğu dünyasında ortak bir doktrindir.(7) Bu ortak fikir ikliminin dışına çıkan, daha çok Çar Rusya'sındaki modernleşmeciler olmuştur. Örneğin M. Fethali Ahundzade "Lenkeran Veziri" gibi bir tarihi oyununda, İslâmın ve geçmişin ihtişamını serimlemiyor, tam tersine geri ve feodal toplum geleneklerini eleştiriyordu.(8)