Translate

Sayfalar

sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2015 Cuma

Kübizm ve Sinemadaki Çarpıcı Örneği: Rashomon


Resim sanatı olarak kübizm, gerçekliği yeniden yorumlar. Rashomon filmi ise gerçeğin göreceliği üzerinden insanlığımızı sorgulayan bir başyapıttır.

Kübizm ve Rashamon
Kübizm, 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan bir sanat akımıdır. Ele aldığı konunun görünen tarafı haricinde görünmeyen taraflarını da göstermeye çalışır.

Önce manzara ya da olayın geçtiği yer parçalara ayrılır. Ardından bu parçalar sanatçının kişisel zevkine göre yeniden birleştirilir. Ortaya çıkan obje, tabiattaki gerçek şeklinden çok geometrik bir karaktere döner. Gerçeği olduğu gibi yansıtmak yerine gerçekliğin yeniden yorumlanması olarak görülebilir. Ortaya çıkan objenin birden fazla yorumu olabileceği üzere kübizmin sembolizme yakın olduğu söylenebilir.
Birçok kaynağa göre empresyonizme tepki olarak ortaya çıktığı belirtilse deempresyonizmde kübizm gibi gerçek farklı yorumlanabilir. Sanatçı doğadaki unsurların kendi içinde oluşturduğu izlenimleri yansıtır. Kübizmden ayrıldığı nokta, izlenimlerini yansıtırken parçalara ayırma yöntemi kullanılmaz. Empresyonizm tek yönlüdür. Çoğunlukla doğadaki nesneleri tekrarlar. Kübizm ise çok yönlüdür. Doğadaki nesneleri parçalayarak nesnenin özüne ulaşmaya çalışır.
Ressam Paul Cézanne hem empresyonist hem de kübist örnekler vererek iki akım arasında köprü oluşturmuştur. Cézanne‘nin tam olarak kübizmi ortaya çıkardığı söylenemez. Kübizmi ortaya çıkarıp geliştiren Pablo Picasso ve Georges Braque‘a ilham verdiği söylenebilir. Zira 1907’de Paris’te Cézanne‘nin anısına düzenlenen sergiyi Picassove Braque‘nin gezdiği bilinir.
Büyük Ağaç, Evler ve Ağaçlar Rashomon
1903 sonu itibariyle Picasso, mavi döneminde yapmış olduğu resimlerdeki karamsar iç gözlemleriyle kapana kısıldığını hisseder. Eserlerinde gelişme kaydedebileceği daha olumlu bir bakış açısı geliştirme hevesindedir. Daha yumuşak renklere ve daha açık tonlara geçiş yapmak suretiyle renk aralığı ve resimlerin kilit rengi yavaş yavaş değişir. Toprak rengi pembe

15 Mayıs 2012 Salı

Çağdaş sanat ile sinema bir arada!..

 Bir ressamın gözünden sinema

Dirimart Garibaldi'de Belçikalı sanatçı Hans Op de Beeck'in "Sea of Tranquility" filmi gösteriliyor.



Çağdaş sanat ile sinemayı bir araya getiren sanatçıları Türkiyeli izleyiciyle buluşturan Dirimart Garibaldi, “Storytellers-Art and Cinema Today” başlıklı programın son gösteriminde filmlerinde heykel, resim, enstalasyon, fotoğraf

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Bu hafta dolu dolu sanat..

 Haftanın Sanat Çizelgesi 7-13 Mayıs
Her yerde sanat kokusu var..
Kore Resim Sanatı Sergisi 10 Mayıs’a dek Resim Heykel Müzesi Kültürpark Sanat Galerisi’nde izlenimdi.



Müzik
İSTANBUL
■ ‘Borusan Müzik Evi’nde bugün saat 20.00’de “Electrosonic City 2012”, yarın saat 21.30’da “Alper Maral Multiphonics Ensemble ‘İyi ki doğdun John Cage!’”, perşembe günü saat 20.00’de “Juliana Snapper - Miller Puckette: Electroacoustic Day”, cuma günü saat 21.00’de “Nova Muzak Series - Moritz Von Oswald Trio”, cumartesi günü saat 21.30’da “Süleyman Ergüner” konseri izlenebilir. (0212 336 32 80)
■ ‘KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde yarın saat 20.00’de “Candaş Orkestrası Yaza Merhaba Konseri” izlenebilir. (0216 658 00 15)
■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Kalan Müzik: Defne Şahin”, çarşamba günü saat 22.30’da “Of Montreal”, perşembe günü saat 21.30’da “The Big Pink”, saat 23.00’te “Indie Club Hosted by Mabbas”, cuma günü saat 22.00’de “Club Bangkok”, cumartesi günü saat 23.30’da “Death in Vegas” konseri izlenebilir. (0212 292 73 68)
■ ‘Jolly Joker Balans’ta yarın saat 21.00’de “Murat Sakaryalı”, çarşamba günü saat 21.00’de “Kargo”, perşembe günü saat 21.00’de “Koz”, cuma günü saat 22.00’de “Gökhan Türkmen”, cumartesi günü saat 22.00’de “Can Bonomo” konseri izlenebilir. (0212 249 07 49)
■ ‘Salon’da yarın saat 21.30’da “Birol Topaloğlu” konseri izlenebilir. (0212 334 07 52)
■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde yarın ve çarşamba günü saat 20.00’de “Fransa’dan Esintiler”, perşembe günü saat 20.00’de “Leyla Gencer’i Gençlerle Anıyoruz”, cuma günü saat 20.00’de “Osmanlı’nın İtalyan Operası”, cumartesi günü saat 20.00’de “Faure Requıem” konseri

27 Şubat 2012 Pazartesi

Sinema dergisi : ''Türk Sinemasında Kadın''

 Türk Sinemasında kadın olmak

Film Arası sinema dergisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, ''Türk Sinemasında Kadın'' adlı özel bir sayı hazırladı.



Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, Ömer Lütfi Akad için hazırladığı özel sayıyla büyük ilgi gören dergi, 6 ay aradan sonra yayımlayacağı 2'nci özel sayısını kadın sinemacılara ayırdı.

9 Şubat 2012 Perşembe

SALT Galata'daki "O Zamanlar Konuşuyorduk" sergisi

Bir zamanlar sanat...

SALT Galata'daki "O Zamanlar Konuşuyorduk" sergisinde 90'lı yıllarda Türkiye'de düzenlenen üç serginin hikâyesi değerlendiriliyor.



SALT Galata, “O Zamanlar Konuşuyorduk” adlı ikinci “Açık Arşiv” projesinde, 90’lı yılların ilk yarısında Türkiye’de düzenlenen “Elli Numara/Anı Bellek II”, “GAR” ve “Küreselleşme- Devlet, Sefalet, Şiddet” sergilerinin hikâyeleri, dönemin belgeleri aracılığıyla yeniden değerlendiriliyor. Sezin Romi’nin proje sorumluluğunu üstlendiği sergi, dönemin sanatçılarının işbirliği ve fikir paylaşımı ile başlattığı, kurumsallaşmamış, beklentisiz sanat ortamını günümüze taşıyor.
“O Zamanlar Konuşuyorduk” sergisi, adından da anlaşılacağı gibi sanatın bir “konuşma biçimi” olduğunun altını çiziyor. Buradan yola çıkarak bugünün sanat ortamına eleştirel bir bakış getirilmesi ise söz konusu değil, “Zamanın ruhu” diyor Sezin Romi, “o zamanlar öyleydi.”
Sezin Romi, “Elli Numara/Anı Bellek II” sergisinin hikâyesini anlatarak başlıyor:

26 Aralık 2011 Pazartesi

'Ejderha Dövmeli Kız'a Hollywood yorumu

Ejderha Dövmeli Kız'ı yeniden uyarlayan David Fincher, kitapları filmi izledikten sonra okuduğunu belirtti ve "Sıkıcı bir film yapmak, ya da aynı filmi tekrar çekip anlamsız bir iş yapmış olmak istemiyorduk" diye konuştu.



BBC Türkçe



Stieg Larsson'un, Ejderha Dövmeli Kız kitabı 2005 yılında yayınlandığında çok satanlar listesinde hızla yükselip zirveye varmıştı.
Cinayet, yolsuzluk, aile sırları gibi temaları harmanlayan roman serisi dünya çapında 65 milyon kopya sattı.
Bu başarının ardından İsveç sineması Larsson'un Milenyum Üçlemesi serisini filme çekmeye yöneldi.